Nebiler köşesi

İnsanlığın Babası Hz. Âdem-II

Cennet sayısız nimetler diyarıdır. Çeşit çeşit şelalelerin, baldan tatlı şarapların, lezzetli gıdaların bitmek bilmediği bir yerdir. Bu envaiçeşit nimet arasında insanın arzuladığı tek şey ancak eş olabilirdi. Kendisi gibi düşünen, gezen ve eğlenen bir yoldaş. Hz.Âdem tam manasıyla bir insan güzeliydi. İlk yaratılan insanın bu yönden kusurlu olabilmesi, herhangi bir eksikliğinin olabilmesi, tabi ki de düşünülemeyecek nitelikte bir edepsizlikti.

Hz.Havva’nın Yaratılması

Üçüncü bir şahsın olmadığı bir zamanda Allah Âdem’e bir can dostu, hayat arkadaşı olarak Havva’yı yarattı. Artık cennet daha geniş, nimetler bol bol idi. Allah onlara cenneti ihsan etmiş onlar da itaat edip boyun bükmüşlerdi. Bu kaçırılamaz bir hediyeydi.

Cennette tüm bunlar olurken daha yaratılmadan insanlığa ve Âdem’e düşman olan İblis, olanları gözetlemekte ve hain fikirler ile bunları tuzağa düşürmeyi planlamaktaydı. İtaat sadece ibadet ile olan bir şey değildi. Allah’ın yasaklarından haramlarından kaçınmak, uzak durmak, kişiye verilen haddi aşmamak da Allah’a olan bağlılığın bir boyutuydu.

İlahi Yasak

Hz.Âdem ve Havva’ya tek bir yasak koyulmuştu. Bir ağaca yaklaşılmayacak ve o ağaçtan meyve yenilmeyecekti. Tabi bu uzun bir süre de böyle devam etti. Muhteşem bir vadide mükemmel bir hayat…

”Allah’ın sayısız nimetlerinden sıkılmak tabiki de olayın abartılmasının ve yanlış naklinin eseridir. İnsan yaratılışı gereği bir yarım elma gibidir. Diğer parçası olan eşi olmadan olgunlaşmaya başlayamaz. Onu cennette asıl usandıran yalnızlık hissidir. Yalnızlık sükûnetin huzur bulamadığı yerdir.”

İblisin Hain Planı

İblis planlamasını yapmıştı. Hz.Âdem ile Havva’ya yaklaştı;

-Neden böylesine tatlı, cennetteki diğer ağaçlarda olmayan tatta ve cinste olan bu ağacın meyvesinin tadına bakmıyorsunuz. Onun meyvesinin bir ısırığı tüm meyvelerin tadına denktir.

-Rabbimiz bizlere cennetin nimetlerinden binlercesini bahşetmişken, neden yasak ettiği bir ağacın meyvesini yiyelim ki?

-Çünkü Allah’a yemin olsun ki bu ağaç birkaç gün sonra ömrü bitecek sizlere ölümsüz iki melek olmanın kapılarını açacak. Bu ağaç yalnızca her faninin arzuladığı sonsuzluğu size bahşetmesin, sizin bu saadetiniz ilelebet sürmesin diye yasaklandı.

Hz. Âdem içinden şöyle düşündü; Cümle mahlukatı yaratan Allah’ın adıyla yeminler eden, bizlere acıyıcı ve kendisini pek masumane gösteren bir yol gösterici, kötü olamazdı.

İçinde pek çok hikmet barındıran bu hikaye Şeytanın bir meyve koparıp Hz.Havva’ya uzatmasıyla sonlanmıştı. Tabi o meyveden Hz.Âdem’de yemişti. Ağacın esrarengiz rengi ve etrafa koku saçan güzelliği onları celb etmişti. Bir süre sonra İblis kahkahalar patlatıyordu. O mütebessim sureti gitmiş, melun bir hal almıştı. Hz.Âdem ile Havva’nın yüzleri kıpkırmızı kesilmiş, avret yerlerini perdeleyen giysiler yok olmuştu. Hemen etraftaki yapraklar ile örtünmüş ve ilahi vahyi işitmişlerdi.

Kıssanın Düşündürdükleri

Cennette Sıkılmak

Allah’ın sayısız nimetlerinden sıkılmak tabiki de olayın abartılmasının ve yanlış naklinin eseridir. İnsan yaratılışı gereği bir yarım elma gibidir. Diğer parçası olan eşi olmadan olgunlaşmaya başlayamaz. Onu cennette asıl usandıran yalnızlık hissidir. Yalnızlık sükûnetin huzur bulamadığı yerdir.

Acı Mağlubiyet

Tabi ki de bu mağlubiyet basit birtakım sözlere kanmanın değil, senelerce yoğurulurmuş fikirlerin eseriydi. İblis tek bir yönden, bir taraftan değil her yönden, her zaafı hesap ederek, planını ince ince dokumuştu. Bu aslında bir mağlubiyet olsa da Allah’a duyulan mahcubiyete ve tövbekar bir duruşa yeni kapılar aralamıştı.

Beşerî Yön

İnsan tabiatı gereği yasaklara meyil eden, hangi makamda olursa olsun Allah’ın yardımı olmaksızın zafere ulaşamayan bir varlıktır. Allah azze ve celle insana bir sorumluluk yüklemiş ve bu sorumluluğa da bir mana eklemiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir