İlk Şeyhülislam: Molla Fenârî (Hayatı ve İlmî Şahsiyeti)
Molla Fenârî, 751 (1351) yılında doğmuştur. Asıl adı Şemseddin Muhammed b. Hamza’dır. “Fenârî” nisbesi, İnegöl yakınlarındaki bir köyden gelmekte veya babasının fenercilik mesleğiyle uğraşmasından kaynaklanmaktadır. Hayatı boyunca üç Osmanlı padişahının (Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed ve II. Murad) dönemine şahitlik etmiştir.
İlmî Yolculuğu ve Tahsili
İlk tahsilini babasından almış, daha sonra İznik’te Alâeddin Ali Esved’in derslerine katılmıştır. Hocasıyla arasının ilmî bir tartışmadan dolayı açılması üzerine oradan ayrılarak Amasya’ya gitmiş; Cemâleddin Aksarâyî’nin talebesi olmuş ve 778 yılında hocasından icazet almıştır.
Daha sonrasında Seyyid Şerîf el-Cürcânî ile beraber Kahire’ye giderek İbn Mübârek’ten mantık ve felsefe, Ekmelüddin el-Bâbertî’den ise fıkıh ve fıkıh usulü dersleri almıştır. Hocalarından icazet aldıktan sonra, 44 yaşında Bursa’ya dönmüş; Yıldırım Bayezid tarafından Manastır Medresesi müderrisliği ve aynı zamanda Bursa kadılığı ile görevlendirilmiştir.
Emir Sultan ile Gönül Bağı ve Padişaha Mektup
Bursa kadısı olduğu sıralarda; Yıldırım Han’ın kızı Fatma Sultan ile zamanın meşhur mutasavvıfı Emir Sultan, gördükleri manevi işaretler üzerine Molla Fenârî aracılığıyla evlenmişlerdir. Ancak seferden dönen Yıldırım Bayezid, kendisinden izinsiz yapılan bu evliliğe çok sinirlenmiş ve Emir Sultan’ın evine sipahiler göndermiştir. Askerlerin kerametle durdurulması üzerine Molla Fenârî hemen devreye girerek Sultan’a şu sert mektubu yazmıştır:
“Sultanım! Dün öldürülmesini emrettiğiniz Emir Sultan, Peygamber Efendimizin soyundan gelen çok hürmete şayan bir zattır. Eğer ona bir zarar gelirse bu şehre bela yağar, helak oluruz. Siz bu evlilikle Peygamber Efendimize dünür oldunuz.”
Timur Dönemi ve Karaman Yılları
Bursa’da on yıl kadar hizmet ettikten sonra Timur, Bursa’yı ele geçirmiş ve Molla Fenârî ile bizzat görüşerek onu Buhara’ya davet etmiştir. Molla Fenârî bu teklifi nazikçe reddetmiş, ardından Karaman Beyi Mehmed Bey ile Karaman’a giderek burada da on yıla yakın ders vermiştir.
817 (1415) yılında, Çelebi Mehmed devrinde 64 yaşındayken Bursa’ya geri dönmüş ve ikinci kez Bursa kadısı ilan edilmiştir.
Hac Yolculukları ve Mısır Ulemasıyla Görüşmeleri
69 yaşındayken ilk defa hacca gitmiş, hac dönüşünde Mısır Sultanı el-Melikü’l-Müeyyed’in ricasıyla Mısır’da bir süre kalmaya karar vermiştir. Oranın ulemasıyla ilmî münazaralarda bulunmuş; bu sırada İbn Hacer el-Askalânî ve Kâfiyeci gibi büyük âlimlere icazet vermiştir. Ayrıca bu haccı sırasında, Medine’de vefat eden Şâh-ı Nakşibend’in halifesi Muhammed Pârsâ’nın (k.s.) cenazesinde bulunmuştur.
Şeyhülislamlık Makamı ve Vefatı
Sultan II. Murad zamanında Bursa’ya geri dönmüş ve Osmanlı’da ileride “Şeyhülislamlık” kurumuna evrilecek olan müftülük makamına getirilmiştir. Bu görevine ileriki yaşlarına kadar devam etmiştir.
Ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde inmiş ve göremez olmuştu. Bir gün rüyasında Peygamber Efendimizi görmüş ve onun bereketiyle gözleri yeniden açılmıştır. Bunun şükrünü eda edebilmek için, seksen yaşında olmasına rağmen ikinci hac yolculuğuna çıkmıştır.
Bu yolculuktan kısa bir süre sonra 838 (1435) yılında Bursa’da vefat etmiş ve kendi yaptırdığı caminin bahçesine defnedilmiştir. Allah makamını yüceltsin.
📍 Kabr-i Şerifinin Konumu: Mollafenari, 12. Dilek Sk. No:1, 16040 Osmangazi/Bursa

