Koca Bir Hadis Külliyatının Özü: Erbeunen Neveviye
40 Hadis” Geleneği ve Kökeni
İslami ilimlerde kaleme alınan eserlerde 40 sayısı üzerine muazzam bir rağbet olduğunu, dikkatle baktığımızda görmemek elde değildir. Bilhassa hadis ilmindeki “40 Hadis” başlığı altında, bu ilmin muhafızı olan âlimlerimiz farklı tarzlarda eserler kaleme almışlardır. İnanç esasları, ibadetler, Allah yolunda cihadın fazileti, zühdün önemi ve Resulullah’ın ﷺ hutbeleri gibi birçok tema üzerinde kırk hadis toplamışlardır.
Hadis tasnifinde öne çıkan bu “kırk hadis” metoduna hadisçilerin ilham kaynağı, birden fazla sahabi efendimizin (radıyallahu anhum) nakletmiş olduğu bir hadis-i şeriftir. Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Kim ümmetime dini vazifelerine dair kırk hadis öğretirse, Allah Teâlâ kıyamet günü o kimseyi âlimler ve fakihler ile birlikte diriltecektir.” Her ne kadar bu hadisin rivayet zinciri zayıf olsa da âlimlerimiz, böyle bir müjdenin gerçeklik ihtimalini dahi göz ardı etmemiş ve bizlere devasa bir kırk hadis külliyatı miras bırakmışlardır.
Kırk sayısının sadece âlimlerimizin eserlerinde değil, biz Müslümanların bütün hayatında önemli bir yeri vardır. Birçok tasavvuf ehli, bir işin kırk gün yapılmasının o işi meleke haline getirdiğini ifade etmiştir. Bu sebeple kırk sayısı bizim için önem arz etmektedir. Bu sayı üzerine yazılan eserler, dikkatle bakmasak dahi gözümüzün önündedir.
İmam Nevevi’nin (Rahmetullahi Aleyh) Erbeun’u
Bildiğimiz kadarıyla ilk yazılan 40 hadis eseri Abdullah bin Mübarek Hazretleri’ne aittir. Tasavvuf meşrebiyle gönüllerimizde yer eden Abdullah bin Mübarek bu işe ilk imzayı atmasına rağmen, yazdığı eser asırlar sonra gelen İmam Nevevi Hazretleri’nin eserinin şöhretine mazhar olamamıştır. Abdullah bin Mübarek’in hicri ikinci asrın ortalarında yazdığı eser ve sonrasında altıncı asra kadar yazılan bütün kırk hadis çalışmaları, Erbeun-u Neveviyye kadar kendisinden bahsettirmemiştir. Peki, nedir bu 40 hadisi diğerlerinden değerli kılan?
Müellifin Dilinden Eserin Gayesi
Müellifin ağzından dinleyelim; İmam Nevevi Hazretleri kitabının önsözünde şöyle buyurmuştur:
“Âlimlerimiz bu sahada sayısız eser kaleme almıştır. Ben de bu mübarek âlimlerin yolunu izlemek üzere istihareye yattım ve önceki tüm çalışmaları özünde barındıran, onlardan daha kapsamlı bir kırk hadis derlemesi yapmaya niyet ettim.
Bu esere seçtiğim her bir hadis, dinin temel esaslarından birini teşkil eden büyük bir kural niteliğindedir. Hatta âlimler bu hadisleri; ‘İslam dini bu hadis etrafında döner’, ‘Dinin yarısı bu hadistir’ veya ‘Dinin üçte biri bu hadistir’ gibi ifadelerle nitelendirmişlerdir.”
Ayrıca İmam Nevevi’nin önsözün devamında belirttiği üzere, hadislerin tamamının sahih olmasına dikkat etmesinin, eserin bir başyapıt olmasındaki etkisi büyüktür. Çoğunluğunun “Sahihayn” diye tabir ettiğimiz Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’den seçilmiş olması, bizler için ayrı bir güven kaynağıdır. Bilindiği üzere Sahihayn, hadis külliyatımızın en güvenilir kaynaklarıdır.
Erbeun-u Neveviyye’nin İçeriği ve Metodolojisi
Kitabın asıl adı el-Erbe’ûne fî mebâni’l-İslâm ve kavâ’idi’l-ahkâm‘dır. İslami ilimlerin okutulduğu mecralarda ilk öğretilen eserlerden olan bu kitap, her ne kadar “40 Hadis” başlığıyla anılsa da aslında 42 hadisten oluşmaktadır. Müellif, hadislerdeki bazı kelimelerin anlaşılamama ihtimaline karşı son kısımlarda açıklamalar yapmıştır. Buna hadis ilminde Garibü’l-Hadis denir. Ana dili Arapça olan ediplerin bile bazı kelimeleri anlamak için şerhlere ihtiyaç duyduğu bu metinleri, sadece yüzeysel tercümeler üzerinden yorumlamaya çalışmanın ne kadar riskli olduğu aşikârdır.
Dinin Temel Yapı Taşları: İlk Üç Hadis
Ahiretini düşünen herkesin bu kitaptaki hadislere kulak vermesi gerektiğini söyleyen İmam Nevevi, eserine “Niyet Hadisi” ile başlamıştır. Böylelikle her işten önce niyet kontrolü yapmamız gerektiğini vurgulamıştır. Sonrasında İslam’ın iman, ibadet ve ihsan boyutlarını bir bütün olarak ele alan meşhur ‘Cibril Hadisi’ni ikinci sıraya yerleştirmiştir. Hemen ardından gelen üçüncü hadiste ise, bir önceki hadiste zikredilen İslam’ın pratik temellerini bu kez bağımsız ve müstakil bir esas olarak vurgulayan ‘İslam beş temel üzerine bina edilmiştir’ hadisine yer vererek konuyu pekiştirmiştir.
41 ve 42. hadislerin eklenmesinin hikmeti, İbn Hacer el-Heytemi Hazretleri tarafından şöyle nakledilmiştir: İmam Nevevi, 40 sayısına iki hadis daha ekleyerek bir nevi bu sınırı aşmıştır. Bunun sebebi, 41. hadisin “şeriata uyma ve nefsin isteklerine muhalefet” ile ilgili olmasıdır ki bu, önceki tüm hadisleri ve hadis külliyatını kapsar. 42. hadiste ise Allah Teâlâ’nın rahmetini celbetme ve tövbeye teşvik vardır. Önceki hadislerdeki ağır hükümlerden ötürü kulların ümitsizliğe kapılmaması için kitabı böyle bitirmeyi münasip görmüştür. Bu iki hadis, kapanış için en layık olanlardır.
Kısaca Erbeun-u Neveviye, devasa hadis deryasının en saf hülasasıdır. Bu yazı ile kapısını araladığımız bu hikmetli yolculuğa, bir sonraki yazımızda her şeyin temeli olan “Niyet Hadisi” ile devam edeceğiz. Efendimizin ﷺ mübarek lisanından süzülen bu özü, hayatlarımıza nakşetmek üzere yolculuğumuz başlıyor.
Vesselam.
