Fıkıh

Linç Kültürü

Linç kültürü, sosyal medyada meşhur hale gelip normal bir durum gibi karşılanmaktadır. İnsanlar sürekli birbirini aşağılamakta ve dalga geçmektedir. Üstelik bunu bir başarı görerek, övünç kaynağı haline getirmektedir. Bir insanın diğer bir insana karşı bu davranışta bulunması hoş değil tam aksine çirkindir.

İslam dini, alay etmeyi ve lakap takmayı yasaklamıştır. Nitekim Allah Teala âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Birbirinizi ayıplamayın; birbirinize kötü lâkaplar takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür!” Hucûrât:11.

Sosyal medya platformlarında görülen haberlerden veya paylaşımlardan etkilenip, diğer insanlar hakkında suizan yapmak, laf taşımak, haset etmek ve ayıp aramak gibi kötü bir davranış sergilenmektedir. Aynı şekilde özenme duygusunun ağır basmasıyla insan birbirini taklit edip, birilerini zorbalığa maruz bırakmaktadır. Bunu alışkanlık edinerek sürekli birilerine saldırmakta ve kendini buna kaptırmaktadır.

Reel hayatta insanlara yumuşak ve hoşgörülü davranmak ne kadar önemli ise, sosyal medyada da aynı ehemmiyeti göstermek gerekir. Hiç bilmediğiniz bir konuda sadece kalabalığa uymak için ‘retweet’ tuşuna bastığınızda, aslında o kişinin üzerine atılan ilk taşı siz mi fırlatmış oluyorsunuz?

Sosyal medyadaki öfke ve linç terörü aslında modern bir “kamu önünde cezalandırma” yöntemi olarak görülmektedir. Eskiden fısıldayarak gizlice yapılan gıybet, şimdilerde herkese duyurmak için çaba harcanmaktadır. Yalnızca bir hatası bulunan kimseyi bile, saniyeler içinde yok etme gayreti içine girilmektedir.

Ayrıca şu gerçeğin de dile getirilmesi gerekir: Sosyal medya algoritmaları, öfke ve şaşkınlık içeren içerikleri daha çok öne çıkarıyor. Yani sistem, aslında bizi “linç etmeye” teşvik mi ediyor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir